Çağlar boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış olan Diyarbakır, UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesindeki Surlarıyla da ünlüdür. Şehri çevreleyen Diyarbakır Surları, tarihi boyunca savunma amaçlı kullanılmıştır. 82 burca sahip surların ünlü burçlarından biri de Keçi Burcudur…
Ancak Keçi Burcu son zamanlarda Kızlar Manastırı olarak kullanıldığı, isminin de Kürtçe den geldiği söylemleri çokça dillendirilmeye başlayınca, mimarı özelliklerini inceledim. Manastırlarla karşılaştırmaya çalıştım. Yer, konum, yapı ve özelik olarak Manastıra uygun bir yanının olduğunu görmedim. Yani Keçi Burcu manastır olarak kullanılmaya uygun olmadığı kanaati ağırlık basıyor.
Elbette ki Keçi Burcu Diyarbakır’daki sur sisteminin önemli bir parçasıdır. Surların Güneydoğu bölümünde, Mardin Kapısı’nın doğusunda, doğal olarak yontulmuş bir kaya kütlesi üzerinde heybetli bir görünüme sahiptir.
Yapım tarihi tam olarak bilinmese de mimari özellikleri ve üzerindeki kitabeler sayesinde tarihçesi hakkında önemli bilgilere ulaşılmaktadır.
Tarihçesine baktığımızda, bazı kaynaklar yapımının M.Ö. 3. yüzyıla kadar uzandığını belirtirken, mimari ayrıntılarında Roma dönemine ait formların paylaşıldığı İslam öncesi dönemde yaşayabileceğine işaret ediyor..
Tarih boyunca oluşturduğu konum nedeniyle birden fazla amaçla kullanılmış, farklı işlevler üstlenen Keçi Burcu’nun, Bizans döneminde Şemsi Tapınağı olarak kullanıldığını kaynaklardan öğreniyoruz.
Keçi Burcu’nun mimari özellikleri göz önünde bulundurulduğunda, onun sadece savunma amaçlı değil, aynı zamanda kültürel ya da dinî işlevlerde de kullanılmış olabileceğini göstermektedir. On bir kemerli düzeni ve iç mekânın planı, yapının bir dönem tapınak (mabet) olarak kullanılmış olabileceğine dair yorumlara neden olmuştur. Nitekim bir dönem Şemsiler Tapınağı olarak kullanıldığını kaynaklar yazıyor.
Keçi Burcu Manastır Özelliğini Taşımıyor.
Burcun bir dönem Rahibe Manastırı olarak hizmet verdiği iddia edilse de, burcun fiziki yapısı bir manastırın gerektirdiği özellik ve şartları taşımamaktadır. Yani Manastır olarak hizmet vermeye uygun değildir. Çünkü; Yapı olarak Manastır şartlarını, gerekli yapısal özelliğini taşımamaktadır. Ancak bir manastır değil de, eğitim amaçlı, bir hemşire sınıfı olarak kullanılmış olabilir. Evet bir sınıf, bir okul olarak kullanılmış olabileceği daha mantığıdır.
Neden Keçi Burcunun fiziki yapı olarak manastır olmayacağını söylüyorum. Gelin Manastırların nerede yapıldığını, mimarı ve fiziki şartlarının nasıl olduğuna bir göz atalım.
Manastır Nedir?
Manastırlar; toplantılarda bulunulan, toplu halde yaşanılan dini yapı veya kurumdur. Kökeni, Yunanca “yalnız, tek başına” (monachos) dayanıklılığa dayanan bu mekanlar, münzevi bir yaşam tarzının benimsendiği merkezlerdir.
Genellikle şehir dışında, tenha yerlerde, Konum olarak da dağlık, ormanlık veya ulaşımı zor, sakin bölgelerde inşa edilirler. Buradaki Amaç: Dünya işlerinden uzaklaşıp, sadece inançlarına ait ve manevi bir hayat sürmek hedeflenir.
Manastırlar Bir Yaşam Alanıdır: Din görevlilerinin dini eğitim gördükleri, ibadet ettikleri ve yaşamlarını sürdürdükleri, kilise, yemekhane ve yatakhanelerden oluşan kompleks yapılardır.
Rahibeler Manastırı yada Kızlar Manastırı; Düzenli bir başrahibe yönetiminde, sıkı kurallara bağlı, gün boyu ibadet ve disiplinli bir yaşam sürdürülen yapılardır. Genellikle Hıristiyanlıkta (Katolik, Anglikan, Ortodoks) kadın din görevlilerinin (rahibelerin) yoksulluk, iffet ve itaat yeminleriyle, dünyadan soyutlanmış bir şekilde dua, bakış (kontemplatif) ve hizmet odaklı yaşadıkları kapalı bölüm merkezleridir. Yani içinde kilise, yemekhane ve yatakhanelerin de olduğu kompleks yapılardır.
Bu durum göz önünde bulundurulduğunda, Keçi Burcu’nun yapı özelliği ve konumu Manastır olmaya elverişli değildir. Yukarıda belirtiğim özelliklere sahip değildir. Dolayısıyla da bu burç manastır olarak değil de bir dönem kızlar sınıfı olarak kullanılmış olabileceği mantığı ağırlık kazanıyor.
Keçi Burcu Adı Nerden Geliyor
Bir görüşe göre, rahibeler orada eğitim gördükleri için yöre halkı burcun adına Kürtçe’de “kızlar” anlamına gelen “Keçik” dediği için burcun ismi Keçi Burcu olarak anılmaya başlanmış ve günümüze kadar bu isim gelmiştir..
Ancak bazı tarihi kaynaklarda kıpçık, kıçık Burcu ismine rastlandığı da gelen iddialar arasındadır. Bu isimler son tahlilde halk dilinde daha kolay telaffuz edildiği için Keçi Burcu olarak söylene gelmiştir.

YORUMLAR