Son zamanlarda bazı kişiler Diyarbakır Ulu Camisinin Harem-i Şerif olmadığını söylüyor. Bunu neye göre söylüyorlar. Neye dayanarak söylemişler bilmiyorum.. İslam aleminde, halk arasında Harem-i Şerif olarak bilinen beş tane cami ve mescittin ismini önceki yazımda belirtmiştim. Bunlardan Harem-i Şerif olan üç tane cami ve mescitti özellikle öne çıkarmıştım. Diğer iki cami ise Diyarbakır Ulu Camii ve Şam Emevi Camisidir. Bunlardan Ulu Camisinin Harem-i Şerif olmadığını söyleyenler ortaya çıkınca konuyu araştırdım.
Araştırmada Şam Emevi Camisi ile Diyarbakır Ulu Camisinin geçmişlerinin aynı olduğunu, iki caminin de kiliseden camiye çevrildiğini gördüm. Nasıl mi? Anlatmadan önce Harem-i Şerif Nedir ?. Diyarbakır Ulu Camisi Harem-i Şerif değilse, Şam Emevi Camisi Haremi Şerif ‘midir ? sorularını soruyorum. Bir caminin, bir mescittin Haremi Şerif olabilmesi için ölçüt nedir.?, Neye göre haremi şeriftir veya değildir. Bunu cevaplamadan önce Harem-i Şerif ne demektir?
Harem-i Şerif: Saygı ve hürmet duyulan yer anlamına gelmektedir. Öyleyse Ulu Camii saygı ve hürmet duyulmayan bir yer midir? Bunu Ulu Cami Harem-i Şerif değildir diyenlere soruyorum.. Diyarbakır Ulu Camisi Harem-i Şerif değilse, Şam Emevi Camisi nedir?. Bu sorunun cevabını iki caminin tarihini ve camiye dönüşümlerini açıkladığımda, değerlendirmesini siz kıymetli okuyucularıma bırakıyorum.
Ulu Camii ve Emevi Camisi Harem-i Şerif midir?
Diyarbakır Ulu Cami ile Şam Emevi Camisinin hikâyesi benzerlik taşımaktadır. Anlatayım; Erken İslam döneminin 751 yılına tarihlenen Şam Emevi Camisinin inşa süreci, Şam’ın İslam dünyası içindeki önemini pekiştiren bir dönemi simgeler. Şam Emevi Camisi, Roma döneminde Şam’ın kale içinde bulunan Jüpigter Tapınağıydı. 391 yılında Roma İmparatoru I. Theodosius döneminde Jüpigter tapınağı Aziz Yahya Kilisesi’ne dönüştürüldü.. İslam’ın Şam’a gelmesinin ardından, 634 yılında şehri fetheden Ebu Ubeyde bin Cerrah, Kiliseye dönüştürülen Jüpigter Tapınağı’nın salonunu camiye çevirdi. Fakat sadece salondan ibaret olan bu cami, artan nüfus nedeniyle ihtiyaca cevap veremediği için Emevi Halifesi I. Velid tarafından cami inşası başlatılmış ve bugünkü büyük Şam Emevi Camisi inşa edildi.
Şam Ulu Cami olarak da bilinen Şam Emevi Camisi, Suriye‘nin Başkenti Şam‘ın eski şehir kısmında yer alır ve dünyanın en büyük ve en eski camilerinden biridir. Camide dört minber ve dört mihrap bulunmaktadır. Bu mihraplar, Hanefi, Şafii, Maliki ve Hanbeli mezheplerine ait imamlar için ayrılmıştır.
Diyarbakır Ulu Camisi
Diyarbakır Ulu Camisi de Şam Emevi Camisi gibi Diyarbakır Kalesi‘nin içinde yani sur içinde Dağ Kapısı ile Mardin Kapısı’nı birleştiren eksenin batısında yer almaktadır. Tarihi M.S. 639 yılında Diyarbakır’a egemen olan Müslüman Araplar tarafından şehrin merkezinde putperestlikten kiliseye çevrilen kentin en büyük mabedinin (Martoma Kilisesi) camiye çevrilmesiyle oluşturulmuştur. Daha sonra 1091 yılında Büyük Selçuklu Hükümdarı Melikşah‘ın buyruğu ile büyük bir onarım gördüğünü, değişik dönemlerde birçok kez onarım ve eklentilerle bugünkü şeklini aldığını kitabelerinden öğrenmekteyiz.. Erken İslam döneminin ünlü Şam Emevi Camisinin (benzerliğinden dolayı) Anadolu’ya yansıması olarak yorumlanan Diyarbakır Ulu Camisi, İslam aleminin 5. Harem-i Şerifi olarak kabul edilmektedir.
Ortadaki büyük avlunun doğu ve batısında yer alan maksureleri, güneyinde Hanifiler Camii, kuzeyindeki Şafiiler Camii, Mesudiye Medresesi ve Caminin batı girişinin hemen yakınındaki Zinciriye Medresesi ile dinsel ve kültürel yapıları bir araya getiren bir yapılar grubu niteliğindedir. Anlatıldığı gibi, Diyarbakır Ulu Camisi ile Şam Emevi Camisinin geçmişleri bir birine benziyor. Buna rağmen sadece Diyarbakır Ulu Camisine Harem-i Şerif değildir demek, eskiden beri halk arasında bilinen ve birçok yazılı kaynaklarda da 5. i Harem-i Şerif olarak belirtilen Diyarbakır Ulu Camisine, Diyarbakır’a, Diyarbakırlılara yapılan büyük haksızlık değil midir.?.
Eskiden beri halk arasında bilinen ve birçok yazılı kaynaklarda da 5. i Harem-i Şerif olarak belirtilen Diyarbakır Ulu Camisine, Diyarbakır’a, Diyarbakırlılara yapılan büyük haksızlık değil midir? Ulu Cami Harem-i Şerif değildir söylemi, Diyarbakır’ın inanç turizmine vurulan bir darbe söylemidir. Diyarbakırlılar ve Diyarbakır esnafının bunu değerlendireceğine, gereken cevabı vereceklerine inanıyorum. (BİTTİ)

YORUMLAR