Arapça kökenli olan hırs sözcüğünün kökü hirs’tir. Anlamı; bencil istek ve arzu. İhtiras sözcüğü de Arapça kökenlidir. Anlamı: şiddetli arzu ve istek.
Tanımlarından da görüldüğü gibi; ihtiras ve hırs birbirine çok yakın iki sözcük. Aralarında çok ince bir fark var. Hırs sonu gelmeyen istek, kızgınlık ve öfkeyi içerir; ihtiras ise aşırı tutku ve güçlü istek duygularını barındırır.
İnsan yapısındaki açık veya bastırılmış aşırı hırs ve ihtiras, ortamını bulduğunda ortaya çıkar. Aniden ortaya çıkan bu kişilik farklılığından çevresindekiler bile hayrete düşer.
Bu durum çok tehlikelidir istek ve arzularına ulaşmak için, her şey mübahtır. Bilerek ve bilmeyerek veya farkına varmayarak tarlaya girmiş bir filin yarattığı tahribatı yapar. Çevresindekileri kırar, üzer! Çünkü o an onun gözleri odaklandığı noktadan başka bir şey görmüyor ve duymuyordur. Yaptıklarının iyi gittiğine, yolunun doğru olduğuna kendini inandırmış ruh halindedir. Kendisine bunca yıldır yol arkadaşlığı yapan kişilerin ve dostlarının uyarılarını da “başarısına engel olarak” görüyor. Daha da ileri boyuta ulaşıyor ki o dostları “düşman!” olarak görmeye başlıyor. Bu tür kişiler bu durumundan dolayı çevresinden uzaklaşırken zamanı gelip hırslarının kurbanı olduklarını anladıklarından da…
Bu tür insanlar çok kırılgan ve zayıftırlar da. Bu yolda bir şeyler elde ettiklerinde de kişilikleri değişir. Hani, “kişi yükseğe çıktıkça pantolonundaki yamanın görülme olasılığı artar” sözünde olduğu gibi… bunlar da gerçeklikle arasındaki bağın kopmasıyla sahip oldukları gücün ortaya çıkardığı dengesizlikler içeren davranışlar da görülür. Hiçbir zaman tatmin olmadıklarından biraz daha, biraz daha deyip sakin mutlu hâllerinden mutsuz bir ruh haline bürünürler. Minnettarlık, vefa gibi insani özellikleri unutur ve hiç anımsamazlar.
Kısaca şunu diyebiliriz ki;” hırsı hırs öldürür!” hırsınızı kontrol altına alabilmeniz için de gerçekliğe dönmeniz gerekir. Çünkü hırs insanın gözünü kör eder!

YORUMLAR