Gökyüzündeki bulutlar hiç bir zaman aynı şekilde değildir. Ve aynı şekilde kalmaz. Çünkü zaman bulutları alır ve götürür, dünyanın en ücra yerine sürükler. Yerini güneşe, yıldızlara ve aya bırakır.
Hayat da böyledir. Canlılar doğduklarında bebek olarak dünyaya gelir. Emekleme yürüme evrelerinden sonra çocukluğa geçiş başlar. Derken büyürler ve genç olurlar. Yine devrededir zaman. Yani zaman bizden bizi almaya çoktan başlamıştır. Böylece zamanı geldiğinde de evlenir çoluk çocuk sahibi olur. Torunları olur ve onları büyütür. Yaşlılık ve hayatımızın tümünü tamamlamış oluruz. Hayatımız boyunca değişik mücadelelerde bulunuruz. Bir nevi yaşam mücadelesi veririz, yani hayatta kalmanın savaşını veririz. Her zaman için daha iyi koşullarda yaşamayı hayal eder, daha iyi yaşamak için de birtakım koşulların zorluklarını aşmaya çalışırız. Bazen hayat yolculuğunda çok yorulduğumuzu hissederiz. İşte zaman böyle bir şeydir.
Biz zamanı ne görürüz, ne de hissederiz. Ama biliriz ki zaman bizden bizi usulca alır ve götürür. Hayatın anlamı, bize ayrılan zamanımızın bitmesiyle anlamaya başlarız. Yaşama değerini daha iyi anlarız. Bir an yeniden doğup yeniden hayatımızı düzenlemek isteriz. Belki de yaşayamadıklarımızı yeniden daha düzenli ya da istediğimiz gibi yaşamak isteriz. Oysa ki bu fırsat dünya üzerindeki canlılara bir kere veriliyor.
Zaman içinde her şey oldukça değerlidir. İnsanlar içinde bulunduğu durumu, koşullar çerçevesinde değerlendirip yine o koşullar içinde olabildiğince yapmalıdır. Çünkü hiç bir şey bizim istediğimiz gibi ya da umduğunuz gibi olmayabilir.
Zaman tıpkı hayalet gibidir. Yaşamın her zerresinde mevcuttur. Hayatin kıymetini iyi bilip iyi anlamak ve olabildiğince doğru, düzgün ve dürüstçe yaşamak gereklidir. Her şeyin gelip geçici olduğunu unutmamak yerinde bir davranıştır. Çünkü, hayat bizler için bir sınavdır. Her şeyi zaman içinde ve zamanında yaptığımızda, yapılan işlerde ne geç kalırız, ne de erken yapmış oluruz. Böylece hayatımızdaki keşkeleri yok ederek bir hayatı tamamlamış oluruz.

YORUMLAR